• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/yarasalarcom
  • https://plus.google.com/u/0/115404288089945098510
  • https://twitter.com/yarasaorhan

A.Kadir Gayretli

A.Kadir Gayretli
KULÜPLERİMİZ VE FUTBOL
02/01/2016
Kulüpler futbolumuzun yapı taşlarıdır. Batman futbolunun geçmişini analiz ederken bu yapı taşlarının ilkel dayanışma yöntemleri doğrultusunda bir gelişme göstermediklerini adeta bir bataklığa gömüldüğünü ve bir hastalığa yakalandığını gördük O halde çözüm, kulüpleri bataklık hastalıklardan kurtarıp, onların yararlı ve yaratıcı taraflarını geliştirmek ve sistemli bir yapılaşmaya ulaşmalarını sağlamaktır.

Her şeyden önce yapılacak iş “ Kulüp Olma” olgusuna gerçekleştirmektir. Bugüne kadar üretkenliği, genç takım ihtiyacını, futbol okulu zorunluluğunu, tesis mecburiyetini ve yetiştiricilik vasıfları yüksek, sabırlı antrenör tipini kulak arkası eden kulüplerimiz, giderek futbolumuzu ne kuş ne deve olan garip bir yaratık seviyesine getirdiler.

Başarılı olmaya gelince, şampiyonluk bir kulübün başarısını gösteren tek bir ölçü değildir bence.. Yetiştirdiği sporcu sayısı, çevre gençliğine yayma çabası, spor tesislerine yaptığı yatırımlar, A takımları yanında, genç, yıldız ve minik takımlarının gösterdiği gelişmeler, kısacası ilimizde sporun yayılması, gelişmesi için yapılan katkılar başarının ölçüsü olmalıdır. Oysa, bizim futbol dünyamızın en eksik tarafı, bu acı gerçeğin koynunda boy vermektir. 


Çünkü ortada araştırmalara yön verecek hiçbir çalışma ve objektif verilere dayanan bir birikimimiz yoktur. Futbolumuz hiçbir zaman uzlaşma ve profesyonelleşmeye yönelik bir kültür ve iş bölümü şeması olmamıştır. Bir yerde çektiğimiz sıkıntıların bütünüyle gereksiz olduğunu, ortak çaba ile bunların birkaç yıl içinde yok edilebileceğini pek az insan anlayabilmektedir. Bunun sağlanamamasının nedeni, insanların bu konularda duygusuz, hayal gücünün kısır ve her zaman olanın, olması gereken olduğunun sanılmasıdır. Oysa iyi niyet, bol gönüllülük ve akıl ile bütün bu olumlu değişiklikler sağlanabilir. “ Düşüncelerde beslenmeye, işlemeye, eğitilmeye muhtaçtır. ”bunu yapacak olanlar ise eleştiricilerdir. Ortada eleştirici olacaktır ki, düşünceler toplum içinde mantığın süzgecinden geçsin. Ve düşünce adamı, kendisini yalnız kendi aynasında değil, toplum düşünce hayatının, müşterek terazisinde görsün. Bu konuda şu söz ise çok isabetlidir. ”farklı düşüncelerin çarpışmasından gerçeğin şimşekleri doğar”. İşte eleştirici, bu fikirlerin çarpışmasına yön veren usta ve dürüst insan demektir. Ama ne var ki, bugünlerde futbolumuz bu usta insanlardan daima yoksun bırakılmıştır. Bizde düşünce adamı, çölde tek başına yürüyen derviş gibidir. Kendisi yürür, kendisi düşünür, kendisi yazar ve buluşlarıyla varışlarını bu çölün havasına serper. Nedenine gelince, Bilim sözcüğünün geçtiği yerde benim durumum hep garip, hem de ilgi çekici olmuştur. Çünkü bizde, kökleşmiş yargıya göre bilim sözcüğünü ağzına alacak kişi, ya yabancı, ya da yalaka olmalıdır. Oysa bende bu niteliklerin hiç birisi yok ve ben herkese karşı futbolda bilimsellik kavgamı bu şekil veriyorum.

Bu yüzden bu tavrımı hiç kimse içine sindiremedi. Doğruyu, güzeli bulma yolunda bütün boyutlarıyla gereken bilimsellik olgusunun, futbolda, kızgın, ”bilimsel bilgiçler” üretmekten ileri gitmemiş olduğunu yılların deneyimleriyle öğrendim. Artık, futbolumuzun geçmişinde var olan doğru ve yanlışları bulabilmek için, onu bilimsel olguların süzgecinden geçirmek, yani bütününü parçalara bölmek ve ayrıntılarıyla incelemek zorunluluğu bugün kendiliğinden oluşmuştur. Yoksa aynı tas aynı hamam misali her gün bu çizgi biraz daha aşağılara düşer ve herkes kaybeder.

Abdulkadir GAYRETLİ


Paylaş | | Yorum Yaz
981 kez okundu. Yazarlar

Yazarın diğer yazıları

Futbolumuzdaki Çöküşün Nedenleri - 02/01/2016
Petrolspor Ve Gerçekler - 20/12/2015
YÖNETİCİ VE SPOR YÖNETİCİSİ - 17/12/2015

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Facebook
Site Haritası